Göbeklitepeye Neden Gitmeliyiz?

GENEL ♦ 23-02-2020

Bu yazımda amacım sizlere Göbeklitepe’yi anlatmak ve sizde Göbeklitepe’ye gelmeniz için merak uyandırmak. Göbeklitepe Urfa merkeze 15 km uzaklıkta bulunuyor ve bi Urfalı olarak sizlere ilk yazımda Göbeklitepe’den bahsetmek istedim. Dünyanın ilk üniversitesinin, Balıklı Göl’ün, Harran evlerinin, Saklı Cennet Halfeti’nin Urfa’da olduğunu düşününce Göbeklitepe’ ninde zaten ancak böyle bir medeniyet beşiği olan Urfa’da olması beklenirdi.

Bahsedilen tapınak mö:10000 yılında yapıldı ve ilk tapınak olma özelliğine sahip. Bu tapınak Stonegende’den 7000, Mısır Piramitleri’nden ise 7500 yıl daha yaşlı. Bu da ilk insanın Anadolu topraklarında olma ihtimalini yükseltiyor.

Peki.. Göbeklitepe nasıl keşfedildi? 1983 yılında Urfa da yaşayan Mahmut Kılıç tarlasını sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götürür ve müze yetkilileri onu 1995 yılına kadar sıradan bir taş olarak sergilerler. Ama 1995’ten sonra Prof. Dr. Klaus Schmidt’in konuya duyduğu ilgi üzerine çalışmalar yeniden başlar ve günümüzde hala gizemi tam olarak çözülememiştir.

Göbeklitepe’de gözünüze çarpan ilk şey T sütunlar oluyar, yaklaşık 20 tane olan bu sütunların ağırlıkları 4-7 ton arasında değişiyor. İnsanda merak uyandıran bu sütunların üzerindeki hayvan figürleri bize yerleşik hayata geçildiğinin sinyallerini veriyor. Bu dikilitaşların üzerindeki çoğunlukla el, kol, insan figürleri, çeşitli hayvanlar(boğa, yaban domuzu,yılan,tilki,yaban ördekleri, akbaba..) soyut semboller var ve bunlar taşlara kabartılarak ya da oyularak işlenmiş. Söz konusu motifler yer yer bir süs olamayacak kadar yoğun kullanılmış. Hayvan motiflerinin kullanılmış olmasının bir diğer nedeni de avcılıkla uğraşmış olmaları diye düşünülüyor, yapılan çalışmalarda bulunan hayvan kemikleri ise bu ihtimali güçlendiriyor. Ayrıca yapılan kazı çalışmalarında 160 litrelik 6 bira varili bulunmuş bu da bize ilk insanların bira tarzı bir içeceği kullandıklarını gösteriyor, en kaliteli buğdayın Göbeklitepe çevresinde yetişmesi de çalışmayı doğrular nitelikte.

Göbeklitepe ‘yle ilgili bir diğer soruda 'İnsanlar bu devasa taşları nasıl yaptılar?. Taş devrinde henüz tekerlek dahi bulunmamışken böyle bir yapının yapılmış olması mucize gibi. Çoğu çalışma bu yapının muhteşem bir iş birliği ürünü olduğunu ileri sürmekte.  Diğer merak edilen sorulardan biri de o devirde insanların bu yapıyı ne olarak kullandığı. Şu ana kadar Göbeklitepe’de ev tarzı bi yapıya rastlanmadığından buranın bir yaşam yerinden ziyade ibadet yeri olduğu sanılmakta.

Umarım gözünüzde Göbeklitepe’yi biraz da olsa canlandırabilmiş atmosferini aktarabilmişimdir. Merak eden bu yapıyı canlı canlı görüp o atmosferin içine girmek isteyen herkesi Göbeklitepe’ye bekleriz. Yazın sıcağında bunalmak istemeyenler için ilkbahar daha iyi bir alternatif olabilir. Okuduğunuz için teşekkürler başka yazılarda görüşmek üzere.



Ahmet Selçuk ARVUZ / GENEL

Yazara Yorum Yap





büşra

25-02-2020

Kaleminizin biraz daha güçlenmesi gerekiyor. Yine de tebrik ederim beğendim.